24 Nisan, 2010 Yorum Yok »
Güneydoğulu bir aşiret ağası bir gün bütün önemli kişilerin soy isimleri “oğlu” ile bitiyor diye düşünmüş ve soyadını değiştirmeye karar vermiş. Gerekli işlemleri yaparak soyadını kurdoğlu olarak değiştirmiş ve halka soyadını bundan böyle yanlış söyleyecek olanları fena halde cezalandıracağını ilan ettirmiş.
Bir gün yolda gezerken bir köylüyle karşılaşmış ve hemen yolunu keserek;
- Söyle bakalım benim soyadım neydi demiş.
Köylü;
- Valla ağam sen bir hayvanın oğluydun ama hangisiydi unuttum.
24 Nisan, 2010 Yorum Yok »
Adamın birini vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün
defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler.. Adam korku
içinde, mali danışmanına gitmiş..
Sormuş :
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim
bırakırsam,bana daha az vergi cezası keserler ?.
Mali danışman öğüt vermiş :
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki,
sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali
müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş :
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir
görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir
arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye
anlatmış.. Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına
sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı,
koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder.. Bir başka arkadaşı
ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için
arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra,
sorar :
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine
giderken neiyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan
var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder :
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır.. :)))
24 Nisan, 2010 Yorum Yok »
Adamın işi varmış, Ankara’ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses:
- “Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:
- Uçak düştü kurtulan olmadı.
Koşmuş Haydarpaşa’ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında:
- “Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş:
- Tren Eskişehir’de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı…
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses:
- “Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, sormuş:
- “Sen kimsin yahu?”
- “Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış:
- Ulan evlenirken neredeydin?!
24 Nisan, 2010 Yorum Yok »
Şakacı pilot iniş yaparken, kuleye her seferinde :
-bilin bakalım ben kimim? der. Kuledekiler çok sinir olur. Bir gece pilot yine:
-Bilin bakalım ben kimim? der. Kuledekilerde ışıkları söndürür.
-Bil bakalım pist nerde?
Yorumlariniz